• 26 Nisan 2019, Cuma 23:41
 NecmettinÇALIŞKAN

Necmettin ÇALIŞKAN

İlkeli siyaset ve Saadet

Gündem hızla değişse de seri yazımızı Saadet Partisi açısından seçim sonuçlarını değerlendirerek tamamlayalım.

Kuşkusuz ki 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi, Saadet Partisi açısından önemli bir viraj oldu. İki büyük blok arasında bir yandan ilkeli siyasetini sürdürmek diğer taraftan da birçok haksız ithamla mücadele etmek zorunda kaldı.

Parti, son dönemdeki kucaklayıcı, birleştirici, toparlayıcı, herkesle bir araya gelebilen yönünün neticesinde bu süreci iyi götürdü.

1389 seçim bölgesinin tamamında aday çıkarabilmiş tek parti olarak oylarını artırdı ve 1.290.588 oy alarak bazı belediyeleri kazandı. Siyaseten karakterli duruşun karşılığı bu olmamalıydı. Bununla beraber ülkenin varlık/beka tehdidi altında girdiği iki parçalı bir siyaset içinde üçüncü blok olmak da az şey değil.

Sahada aktif çalışmış birisi olarak şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki dürüst siyaset imaj ve söylemiyle yürüttüğümüz duruş sayesinde partinin bu seçimdeki en büyük başarısı “toplumun her kesimine ulaşabiliyor” olmasıdır.

Her ne kadar aşırı fanatik karşı tavırlarla karşılaşmış olsak da ülkenin her noktasına başı dik bir şekilde gidebilmek gelecek adına umut vericiydi.

Saadet’in toplumun tüm kesimini kucaklayan bir söylem oluşturmasını, “kenar mahallelerin dar sokaklarından büyük meydanlara doğru yürümeye” başladığı olarak görülebilir.

Seçim çalışmalarında dikkatimi çeken; bizimle uzaktan yakından alakası olmayan yaşlıca bir beyin söyledikleriydi, ülkenin geldiği stresli durumdan kurtulmayı isteyen kesimlerin beklentilerinin de bir bakıma özetiydi; “Çok geç kaldınız. Sizi çok geç tanıdık. Sizi böyle bilmiyorduk. Siz de kendinizi bize anlatamadınız, neredesiniz? 50 yıllık hasretsiniz” dedi.

Saadet az da olsa oy oranını artırması bir yana, birçok seçim bölgesinde kilit parti olduğunu ve particik denerek “küçümsenemeyeceğini” gösterdi.

İyi bir kampanya yürüttü ve bundan sonraki dönemde es geçilemeyeceğini zihinlere kazıdı.

Her türlü medya ambargosuna rağmen sosyal medyayı iyi kullandı. Bu da önyargıları kırmada epey etkili oldu. Kullanılan kapsayıcı dil ile farklı kitlelere önemli mesajlar ulaştırıldı ve iktidara, “ByeByeHappiness” dendi.

Büyük saldırı, hakaret ve iftiralara göğüs gererek gayret gösteren başta Ordu, Şanlıurfa ve Adıyaman olmak üzere tüm adaylarımızı canı gönülden tebrik ediyor, şükranlarımı ifade etmek istiyorum.

Sandıktan hangi mesajlar çıktı derseniz; Saadet Partisi gelecek vadeden bir parti konumundadır.

Saadet Partisi’nin desteğinin olmadığı bir siyasetin bundan sonra başarılı olmayacağı çok açıktır. Bazıları bunu acı bir tecrübe ile öğrenmiştir. Bundan sonrası için; Saadet’in ivedilikle genel merkez sorununu çözerek önceki bavullarından kurtulması gerekmektedir. Olan da hayır vardır. Benzer olayların tekrar yaşanmaması için herkes kendine düşen dersi almalıdır.

Aile şirketi olmadığını göstermeli ve vesayet rejiminin bir parçası yapma girişimlerine fırsat

vermemelidir.

Gelecek vizyonu içerisinde dürüstlük, hak, eşitlik, aş, iş ve huzur hep ön planda olmalıdır.

İnanç değerleri üzerinden siyaset söylemi yerine sosyal ve ekonomik söylemlerle evrensel bir vizyon geliştirmeye devam etmelidir.

Kapısını herkese açmalıdır. “Bu bizden, bu bizden değil” yaklaşımından ziyade farklı düşünenleri milli ve manevi değerler paydasında buluşturacak bir siyasetin imkânını vermelidir.

Sığ ve basit bir sağ muhafazakâr görünümden güçlü ve eşitlikçi bir yapıya evrilmeye devam etmeli, bunu engelleyecek ayak bağlarından kurtulmalıdır.

MİLKO kuruluşlarıyla tam uyum sağlanmalı -iyi niyetle de olsa- ayrı baş görüntüsüne mahal verilmemelidir. Yayın organlarının partinin yeni vizyonunu daha iyi yansıtmasının yolları aranmalı.

Örnek belediyecilik ile köklerinde zaten var olan yerel yönetim başarısını göstermelidir.

Ne olursa olsun ama iktidar olalım yerine “dürüstlüğün ve ilkeli duruşun temsilcisi” olmaya devam etmeli diye düşünüyoruz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık